Daha Küçük Bir Gökyüzü’nde, toplumsal normlara ve bireysel özgürlüğe dair çarpıcı bir hikâye anlatılmaktadır. Romanın kahramanı Arthur Geary, hayatın rutin baskılarından ve çevresindeki insanların beklentilerinden kaçmak için Londra'daki Paddington İstasyonu'na yerleşir. Bu sıra dışı karar, onu hem toplumdan izole eder hem de toplumun doğruca içine atar. Geary, kalabalıklar içinde kaybolmak, yalnız kalmak istemektedir. Ancak ailesi, arkadaşları ve basın, onun bu davranışının ardındaki nedenleri sorgulamaya başlar ve onu delilikle suçlar.
Arthur’un hikâyesi, modern insanın yalnızlık, özgürlük ve bireysel anlam arayışını derinlemesine inceler. Wain’in kahramanı, Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar’ındaki anlatıcıyla Kâtip Bartleby’nin bir kesişimi gibidir. Daha Küçük Bir Gökyüzü, bireyin topluma uyum sağlama zorunluluğu ile kendi kimliğini koruma isteği arasındaki zorlu mücadeleyi ustaca işlemekle kalmaz; günümüzde çok daha anlamlı hale gelen “gösteri toplumu”nun, her şeyi temaşaya ve paraya indirgeme eğilimini şiddetle eleştirir.