"Mösyö Girard bize bir kitap tavsiye etti ve mutlaka okumamızı söyledi. Bu, Aix-Marseille Üniversitesi rektörü Jules Payot'un kitabıydı. Ertesi gün şehre inerek kitabı aldım, ihtiyar bir meşenin dibine oturarak okumaya koyuldum. Okudukça içimde o ana kadar okumamış olmanının üzüntüsü ve pişmanlıkla karışık belirsiz bir acı duymaya başladım. Kendi kendime, ah bu kitap on sekiz yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi diyor ve geciktiğim için üzülüyordum."
Prof.Dr. Ali Fuat Başgil
"Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim."
Cemil Meriç
Jules Payot, bize irademizi kontrol etmenin, disiplinin, zamanı dolu dolu yaşamanın yollarını anlatıyor. Payot, özgür irade kavramına karşı çıkar. Bunun genç insanları, rüzgarda savrulan yapraklar gibi oradan oraya sürükleyeceğini söyler. İrade, insanın içindeki en önemli güçtür ve öylece serbest bırakılmamalıdır. Eğitilmeli, öğretilmeli ve terbiye edilmelidir. Her düşmanla olduğu gibi irade karşısında duran güçlü duygular ile de kıyasıya savaşmak gereklidir. Bu savaşın ödülü de insanoğlunun zamanın başlangıcından beri aradığı mutluluktur. Bu mutluluk, insanın başarısının ve kendi içine dönüp onu keşfetmesinin getirdiği, zaman içinde gelişen ve hayata anlam katan bir mutluluktur.