1954 yılının Ağustos ayında bir cumartesi gecesi… Piyanist Feyzi Aslangil’in sahnede olduğu musikî gecesinde, Ürgün Hanım (annesi) tarafından dile getirilen içten bir dilek, 1969 yılında, oğlu Nihat Demirkol’un -ilk defa- piyano taburesine oturmasıyla gerçekle-şecektir. O günden bu yana piyano tuşlarıyla hüzün ve sevinç ortaklığı yapan müzisyen, yazar Nihat Demirkol, Feyzi Aslangil’in musikî yoldaşı, o’nun yekta tavrının gönüllü elçisi, ve o’nun değerli anılarının iz sürücüsüdür.
Demirkol, 2013 yılından bu yana, farklı şehirlerde, ülkelerde, festivallerde ve üniversite-lerde verdiği konserlerde; radyo ve televizyon programlarında özgün bir repertuarla ses-lenir Feyzi Aslangil’e. O’nun piyano başındaki yekta tavrını aktarır gelecek kuşaklara… Öyle bir an gelir ki, bu birikimin yazıya dökülmesi gerekir. “Sözcükler bazen tek başına birer mektuptur” diye düşünür Nihat Bey… Yazılmış şiirlerin, söylenmiş şarkıların, notaya dökülmüş bestelerin birer mektup olduğunu hisseder yüreğinde ve her gece bir mektup bırakır Feyzi Aslangil’in ruhuna. O mektuplar elinizde artık… Nihat Demirkol’un, Feyzi Aslangil üzerine yaptığı bu çalışma musikî tarihimizde önemli bir dönemi gün ışığına çıkarıyor. Ve bu çalışmasıyla Demirkol, dönemin belgelerini, ga-zete kupürlerini, söylenmiş, duyulmuş sözleri, Aslangil hakkında konuşulanları, an ve anıları büyük bir titizlikle sunuyor sizlere.
Gürol Tonbul